Abdullah Avcı'dan çarpıcı Beşiktaş itirafı! "Şimdi geriye bakıp düşünüyorum..."

Medipol Başakşehir'deki başarılı kariyeri sonrası bu sezonun başında Beşiktaş ile anlaşan ancak karşılıklı beklentiler gerçekleşmeyince yollarını ayırmak zorunda kalan Abdullah Avcı, konuştu.
İşte Abdullah Avcı'nın Sabah Spor'dan Taner Karaman'a verdiği o röportaj...
Salgın sonrası Türkiye'de liglerin geleceğinin nasıl olacağını düşünüyorsunuz?
Bu salgın ne yazık ki beraberinde ağır bir ekonomik kriz getirecek. Kulüpler şirketler gibi anlık değil uzun dönem planlamalar ile yönetilmeye başlanacaktır. Aksi halde ayakta kalamazlar.
Krizi fırsata dönüştürebilecek kulüpler çıkar mı?
Çıkabilir. Öz kaynak düzenimize dönüş yapıp genç oyuncularımıza çok daha fazla şans verebileceğimiz bir dönem olabilir. Bundesliga'ya baktığınızda, yaş ortalamasının düşük olmasının, takımların gençlere şans vermek konusunda rahat hareket etmesini sağladığını görüyoruz. Ligimizde bu mümkün değil. Büyük bütçeler ile oluşturulan ligde tek başınıza öz kaynak düzenine geçip genç oyuncular ile şampiyon olmayı hedefleyemezsiniz. Genç ve yerli oyunculara daha fazla şans tanınacak bir ortam oluştuğunda, bunu iyi değerlendiren kulüpler tarih yazabilir.
Sağlık Kurulu'nun hazırladığı futbola dönüş maddelerini nasıl buldunuz?
Futbolun kendine has büyülü bir duygusu vardır. Sahaya çıktığınız anda topun çekim gücüne yenik düşecek ve nabzınızın yüksek olduğu anlarda risk faktörünü düşünmeyeceksiniz.
Sürecin Avrupa ile aramızı kapatmak için bir fırsatın oluştuğunu düşünüyor musunuz?
Avrupa ile aramızın kapanma şansının çok yakın olduğunu düşünmüyorum. Altyapıya gerekli yatırımları yapmadığımız sürece arada fark zaman zaman kapamış gibi görünse de zaman içinde giderek açılacak.
Beşiktaş'ta sizin döneminizde olmayan ya da eksik olan şeyleri nasıl tanımlıyorsunuz?
Çalıştırdığım takımın, savunma yaparken hücumu, hücum yaparken savunmayı düşünebilmesini ve geçişleri iyi yapabilmesini isterim. Beşiktaş'a oynatmak istediğimiz oyun anlayışı da buydu; akıl üzerine kurulu bir sistem. Başakşehir'deki sistemin üzerine bir de taraftar etkisini eklediğimizde, Beşiktaş'ın şanına yakışır bir futbol anlayışı oluşturabileceğimize inanıyorduk. Aslında inancımızı hiç kaybetmedik. Ancak geç gelen transferler, maddi düzensizlikler, yapısal ve yönetimsel eksiklikler, sakatlıklar gibi birçok engel ile karşılaştık, sessiz sedasız üstesinden gelmeye çabalarken de kredimizi tükettik. Hücum opsiyonlarının saha yansıması için yüzlerce saat teorik ve pratik antrenmanlar yapmanız gerekir. Bana tanınan süre, buna yeterli olmadı.
Öz eleştiri yaptığınız zaman keşke dediğiniz bir dönem ya da durum oldu mu? Haksızlığa uğradığınızı düşünüyor musunuz?
Beşiktaş taraftarını, stadyumun büyülü atmosferini görünce, devrimsel bir iş yapalım, güçlü ve sürekliliği olan, ses getiren bir sistem kuralım istedim. Şimdi geriye bakıp düşünüyorum, belki de beklenti bu değil, sadece haftalık galibiyetlerdi. Belki de kulüple bir geçmişim olmadığı için, devrim yapmaya yetecek kadar sürem ve kredim yoktu. Haksızlığa uğramış hissetmiyorum ama hevesim kursağımda kaldı.
Sizi en çok etkileyen futbolcular kimler oldu?
Ben oyuncunun sahada antrenör gibi düşünmesini isterim. Emre Belözoğlu ne demek istediğimin tam karşılığıdır. Yeteneği ve disiplini bir yana, sahadaki problem çözme becerisi ve özverisi çok yüksek bir oyuncu olmasıyla, benim için ayrı bir yerdir. Bu kadar yetenekli oyuncular oyunu kendi başlarına çözme yeteneğine sahip olduklarına inanmak isterler. Emre'yi özel yapan budur. Çok iyi bir rol modeldi.
Haber Kaynağı:Sabah
İlgili Haberler
Serdal Adalı'dan Gedson Fernandes açıklaması!25 Eylül 2026
Türkiye - Fransa maçı ne zaman saat kaçta, hangi kanalda? (Muhtemel 11'ler)25 Eylül 2026
Ozan Dolunay'dan Orkun Kökçü sözleri! " Beşiktaş'ın vücut bulmuş hali"24 Eylül 2026
Vincenzo Italiano geleceği ve Beşiktaş'ı anlattı! Dikkat çeken sözler!24 Eylül 2026
"Orkun gollerini atsın, ben arkayı süpürürüm"13 Eylül 2026
Beşiktaş'ın gözü kulağı Vlahovic için açıklanacak kararda! 10 Eylül 2026
Yorumlar yükleniyor...
